

Chernobyl
2019
Lyudmilla Ignatenko

The Tempest - Live at Shakespeare's Globe
2014
Miranda

Fargo
2014
Oraetta Mayflower

Endeavour
2013
Kitty Batten

Taboo
2017
Lorna Bow

Hamnet
2025
Agnes

Branagh Theatre Live: The Winter's Tale
2015
Perdita

War and Peace
2016
Marya Bolkonskaya

Mavi Yol: Bir Edna O'Brien Hikayesi
2025
Self

The Graham Norton Show
2007
Self

Kurye
2020
Sheila Wynne

The Scarecrows' Wedding
2026
Betty O'Barley (voice)

The Oscars
1953
Self

Wicked Little Letters
2024
Rose Gooding

Golden Globe Awards
1944
Self - Nominee

Konuşan Kadınlar
2022
Mariche

Cimri Scrooge: Bir Yeni Yıl Şarkısı
2022
Isabel Fezziwig (voice)

Vahşi Rose
2019
Rose-Lynn Harlan

Judy
2019
Rosalyn Wilder

The Last Post
2017
Honor Martin

Dolittle
2020
Queen Victoria

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum
2020
Young Woman

Canavar
2018
Moll Huntford

Karanlık Kız
2021
Young Leda Caruso
1944
İlk Yapım
82
Yıllık Kariyer
32
Film
22
Dizi
Jessie Buckley, 28 Aralık 1989 tarihinde Killarney, County Kerry, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Annesi Marina Cassidy ünlü bir arpist ve ses koçu olduğundan, çocukluğu müzikle iç içe geçen Buckley, Royal Irish Academy of Music'te piyano, klarnet ve arp eğitimi alarak sanatsal temelini erken yaşta attı. Kariyerinin ilk adımı, 2008 yılında BBC'nin yetenek yarışması "I'd Do Anything"e katılmasıyla oldu; yarışmayı ikinci olarak tamamladı. Bu başarı ona West End tiyatrolarının kapılarını açtı ve "A Little Night Music" gibi önemli müzikallerde sahne aldı. Ancak sadece bir müzikal oyuncusu olarak kalmak istemeyen Buckley, Londra'daki prestijli Royal Academy of Dramatic Art'ta (RADA) eğitim görerek 2013 yılında mezun oldu ve oyunculuk kariyerine derinlik kattı. Televizyon dünyasındaki ilk büyük çıkışını, BBC'nin Tolstoy uyarlaması "Savaş ve Barış" (War & Peace) (2016) dizisindeki Prenses Marya Bolkonskaya rolüyle yaptı. Eleştirmenlerden tam not alan bu performansı, Tom Hardy ile birlikte rol aldığı "Taboo" (2017) ve "The Last Post" (2017) dizileri izledi. Sinemadaki ilk başrolü olan psikolojik gerilim filmi "Beast" (2017) ile bağımsız sinema dünyasında büyük yankı uyandırdı. Ancak Jessie Buckley'nin ismini gerçek anlamda dünyaya duyuran ve müzikal yeteneğiyle oyunculuğunu harmanladığı proje, 2018 yapımı "Wild Rose" oldu. Hapisten yeni çıkmış ve country şarkıcısı olma hayali kuran Glasgowlu bekar bir anneyi canlandırdığı bu filmdeki performansı, ona BAFTA En İyi Kadın Oyuncu adaylığı getirdi. 2019 yılında, HBO'nun dünya çapında ses getiren mini dizisi "Chernobyl"de, radyasyona maruz kalan itfaiyeci eşi Lyudmilla Ignatenko'yu canlandırarak izleyicileri derinden etkiledi. Ardından Renée Zellweger ile "Judy" (2019) filminde ve Charlie Kaufman'ın yönettiği "Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum" (I'm Thinking of Ending Things) (2020) filminde başrolde yer alarak karmaşık ve zorlu rollerin altından başarıyla kalkabileceğini kanıtladı. "Fargo" dizisinin 4. sezonunda (2020) canlandırdığı tekinsiz hemşire Oraetta Mayflower rolüyle de çok yönlülüğünü sergiledi. Kariyerinin zirve noktalarından biri, Maggie Gyllenhaal'un yönettiği "Karanlık Kız" (The Lost Daughter) (2021) filmiyle geldi. Olivia Colman'ın canlandırdığı karakterin gençliğine hayat verdiği bu rol, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını getirdi. Aynı yıl tiyatroya muhteşem bir dönüş yaparak, Londra West End'de sahnelenen "Cabaret" müzikalindeki Sally Bowles performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında prestijli Olivier Ödülü'nü kazandı. Son dönemde "Konuşan Kadınlar" (Women Talking) (2022), "Fingernails" (2023) ve Olivia Colman ile yeniden bir araya geldiği "Wicked Little Letters" (2023) gibi yapımlarda rol alarak neslinin en yetenekli oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.
